Binlerce ücretsiz, on binlerce premium WordPress teması var. Bu bolluğun ortasında yanlış temayı seçmek hem zaman hem de para kaybına yol açıyor — sonradan tema değiştirmek ise site tasarımını ve SEO birikimini büyük ölçüde sıfırlayabiliyor. Temayı doğru seçmek baştan saatlerce süren araştırmayı hak ediyor.
Demo sayfasında göz alıcı görünen bir tema, yüzlerce animasyon ve gereksiz JavaScript yükü taşıyor olabilir. Kurulumdan sonra bu yükü temizlemek neredeyse imkânsız.
Beğendiğiniz temanın demo URL'sini Google PageSpeed Insights'a yapıştırın. Mobil skoru 60'ın altındaysa temayı ne kadar sevseniz de uzak durun. Hız hem kullanıcı deneyimini hem de Google sıralamanızı doğrudan etkiliyor.
WordPress sürümü sürekli güncelleniyor ve her güncelleme eski temalarla uyumsuzluk riski taşıyor. Bir temayı satın almadan önce son güncelleme tarihine ve kaç WordPress sürümüyle test edildiğine bakın.
Son altı aydır güncellenmemiş, WordPress'in güncel sürümüyle uyumluluğu belirtilmemiş temalar uzun vadede güvenlik açığına ve görsel bozulmalara kapı açar. ThemeForest gibi platformlarda satış sayısı ve kullanıcı yorumlarının yanı sıra "last update" bilgisi kritik bir gösterge.
"Responsive" yazan her tema gerçekten iyi çalışmıyor. Demo sayfasını telefon tarayıcınızda açın, menüyü dolaşın, formları test edin, görsellerin nasıl ölçeklendiğine bakın. Masaüstünde mükemmel görünen pek çok tema mobilde kullanılamaz hale geliyor.
Chrome DevTools'da farklı ekran boyutlarında önizleme yapabilirsiniz. Özellikle mobil navigasyon, buton boyutları ve okunabilirlik kritik noktalardır.
Elementor, Divi veya Bricks Builder gibi bir sayfa oluşturucu kullanıyorsanız temanın bu araçlarla tam uyumlu olduğunu doğrulayın. Bazı temalar kendi dahili sayfa oluşturucularıyla geliyor ve dışarıdan bir araç eklediğinizde çakışmalar yaşanabiliyor.
Öte yandan Astra, GeneratePress ve Kadence gibi "headless" veya minimal temalar bilinçli olarak hafif tutulmuş ve herhangi bir sayfa oluşturucuyla sorunsuz çalışacak şekilde tasarlanmış. Bu temalar özellikle hız odaklı projeler için ideal başlangıç noktası.
Bir sorunla karşılaştığınızda nereye başvuracaksınız? Aktif bir destek forumu, güncel dokümantasyon ve hızlı yanıt veren bir geliştirici ekibi, temanın uzun vadeli kullanımını çok daha az stresli kılıyor.
Premium temalarda destek süresi genellikle altı ay ile bir yıl arasında. Süre bitiminde yenileme zorunlu olmasa da güncellemeler ve destek kesilir. Büyük topluluğa sahip temalar için YouTube'da binlerce eğitim videosu bulabilirsiniz — bu da öğrenme sürecini önemli ölçüde hızlandırır.
Demo sayfasında görsel bir ürün kataloğu görüyorsunuz, siz ise hizmet firması için kurumsal site yapıyorsunuz. Demo ne kadar güzel görünürse görünsün, kendi içeriğinizle ne kadar uyumlu olduğunu sormak gerekiyor.
Temanın demo içeriğini sitenizin gerçek içeriğiyle zihinsel olarak değiştirin. Başlıklar, paragraflar, görseller ve menü yapısı yerine kendi metinlerinizi ve ürün/hizmetlerinizi koyun. Hâlâ iyi görünüyor mu? İşte asıl soru bu.
Ücretsiz WordPress temaları GPL lisansıyla dağıtılmak zorunda. Premium temalar farklı lisans modelleri kullanabilir — bazıları tek site, bazıları sınırsız site kullanımı sunuyor. Bir ajans işletiyorsanız ve müşteri sitelerinde kullanacaksanız "developer lisansı" veya "unlimited sites" seçeneğine dikkat edin. Aksi hâlde her site için ayrı lisans almanız gerekebilir.
Hız ve esneklik için Astra, GeneratePress ve Kadence endüstri standardına yaklaşmış. Görsel zenginlik ve yerleşik sayfa oluşturucu isteyenler için Divi ve OceanWP popüler tercihler. E-ticaret odaklıysanız WooCommerce için optimize edilmiş Flatsome uzun süredir güçlü bir seçenek olmayı sürdürüyor.
Sonuçta mükemmel tema diye bir şey yok — ihtiyacınıza en uygun tema var. Bu yedi kriteri baştan netleştirmek, ilerleyen süreçte yaşanacak çok sayıda baş ağrısını önlüyor.